Musab İbrahim'in Deneyimleri
Yazar: Musab İbrahim
Sınırların çizildiği yerden değil, zorlandığı yerden başlayan bir yolculuktu bu... Herkese merhabalar, ben Musab İbrahim Elibol. Halihazırda yazılım mühendisi olarak İstanbul'da çalışıyorum ve meslekte 3 yılımı neredeyse devirdim. 2023 yılında Sakarya Üniversitesi son sınıf öğrencisi olarak, Amerika’da düzenlenen CANSAT yarışmasına ülkem ve üniversitem adına katılma onurunu yaşadım. Bu süreçte uçuş yazılımı takımının liderliğini üstlendim. Görevim; sistemin yazılım altyapısını tasarlamak, görev senaryosunu kodlamak, sensör verilerinin doğru ve güvenilir şekilde işlenmesini sağlamak ve yer istasyonu ile kesintisiz haberleşmeyi garanti altına almaktı. Teknik sorumluluğun yanında ekip koordinasyonu, zaman yönetimi ve kriz anlarında hızlı karar alma gibi konularda da aktif rol aldım. Bu deneyim benim için yalnızca bir mühendislik projesi değil, aynı zamanda irade ve sorumluluk sınavıydı.
CANSAT süreci, dışarıdan bakıldığında sadece teknik bir yarışma gibi görünebilir. Ancak işin içine girdiğinizde bunun çok daha fazlası olduğunu anlıyorsunuz. Sponsor bulma çabaları, bütçe planlamaları ve zamanla yarışan teslim tarihleri… Özellikle Amerika’daki süreçte yaşadığımız bütçe sıkıntıları bize planlamanın ve dayanışmanın gerçek anlamını öğretti. Kısıtlı imkanlarla maksimum performans göstermeyi öğrendik.
Bazen konaklama koşulları istediğimiz gibi değildi; yer olmadığı zamanlarda arkadaşlarla yan yana, adeta sarmaş dolaş uyuduğumuz anlar oldu. Rahatsızdık belki ama motivasyonumuz hep yüksekti. Çünkü hepimiz aynı hayali paylaşıyorduk.
Yarışmanın son gecesi hazırlık için sabaha kadar çalıştığımız, neredeyse hiç uyumadığımız anları asla unutamam. Kontroller, son testler, tekrar tekrar yapılan doğrulamalar… Yorgunluğun zirvesindeydik ama vazgeçmeyi hiç düşünmedik. O gece, aslında aylar süren emeğin son provasıydı.
Zorlandığımız zamanlar oldu. “Yetişecek mi?”, “Başarabilecek miyiz?” diye düşündüğümüz anlar yaşadık. Ama takım olarak birbirimize güvendik. Birbirimizin eksiğini kapattık. Yorulduğumuzda motivasyon olduk, düştüğümüzde kaldırdık. Bu süreç bana teknik bilgiden çok daha fazlasını kattı: sorumluluk, kriz yönetimi, ekip ruhu ve pes etmemenin gerçek anlamı.
Amerika’da yarışma sahasında ülkemizi ve üniversitemizi temsil etmek, verilen emeğin karşılığını orada görmek tarif edilemez bir gururdu. O an, sabahlara kadar çalıştığımız her geceye, yaşadığımız her zorluğa değdi.
Bizden sonraki takıma en büyük tavsiyem şu: Bu süreci sadece bir yarışma olarak görmeyin. Her zorluk sizi daha güçlü bir mühendis ve daha güçlü bir insan yapacak. Hatalardan korkmayın, yorulmaktan çekinmeyin. En önemlisi, takım ruhunu asla kaybetmeyin. Teknik başarı kadar birbirinize olan güveniniz de sizi hedefe ulaştıracak.
Bu bayrağı devralacak olan arkadaşlara gönülden başarılar diliyorum. Daha iyisini yapacağınıza, daha ileriye taşıyacağınıza inanıyorum.
Gökyüzü sınır değil, sadece başlangıç.
