Bizler gücü kendimizden saymayız. Her şey O’nun içindir. Yine yaptıklarımız da O’nun içindir. Eylemlerimizi fikriyatımızı O’ndan doğar. İnsanlığı içimize düşürdüğü sevgiyle kucaklar, samimiyetle yol alırız. Bizlerin daha önce değinilen (düşünce, fikir, teorik) enstrümanlar öğrenilmesine ve kendimizi kargaşa içerisinde oluşturarak O’nun rızası için öğretileriyle kılmaya; harmoni üretmeye ihtiyacımız var.
İşte budur varoluş ve var olma kaidemiz. Kalabalıklar içerisinde define avcısı (olarak) aradığım ve bulmaklığımla şükrüme sebep olan inci, suları aşarak kimisinde gerdanlık, kulağındaki küpe; kimisinde örsünde dövülen en keskin silah, zihinlerde bir manaya sebebiyet vermesi arzusundayım. Doğdu ruhlara işlenen öfke, ardından söz oldu çalkalandı zihinlerde ve şimdi yazmak vaktidir. Tekniğiyle usta, kalem tutan eller artık öğrenmesi gerekiyor; Nedir bizleri buraya getiren? Nedir uğrunda koşturacağımız özlem?
Birtakım insanlar onlara, "İnsanlar size karşı asker toplamışlar, onlardan korkun" dediler de bu, onların imanlarını arttırdı ve "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!" diye cevap verdiler. Âl-i İmrân, 173